Romatizma

Romatizma ağrılarından şikâyet eden kişiler genellikle hastalığın adını tam olarak bilmezler
Yaşanılan her gün değerlidir. Romatizmal hastalığa sahip bireyleri topluma kazandırmada fizyoterapi ve rehabilitasyonun yeri ve öneminin gerektiği şekilde kavranması, hastalıkların yaratacağı kalıcı hareket kısıtlanmalarını ve diğer sorunları en aza indirir. Fizyoterapist, hastasına ağrı ile başa çıkmasında uygulayacağı fizik tedaviyi anlatır, gerektiğinde eğitime tüm aileyi de dahil eder.
Çevremizde hemen her gün romatizma ağrılarından yakınan kişilerle karşılaşırız. Genellikle bu hastalık grubundaki kişiler hastalığının tam olarak adını bilmezler.
Hastalıkları sorulduğunda ‘Romatizmam var’ demekle yetinirler; hastalıklarının getirdiği eklem ağrılarına, hareket kısıtlanmalarına kolayca boyun eğerler.
Çünkü bu şikâyetler onlara göre çoğu zaman ilerleyen yaşın gerektirdiği bir durumdur.
Genç yaşta romatizmal hastalıklarla tanışan kişilerin durumu da pek farklı değildir. Bu hastalar, ilk başta hastalıklarının geçeceğini düşünürler ve bu yüzden uzun vadeli çözümleri araştırmazlar.

Romatologlarının verdiği ilaçları düzenli kullanırlar.

Kaliteli yaşamın yolu

Bazen hekimlerini değiştirirler, farklı ilaçları denerler. Şikâyetler her şeye rağmen tamamen ortadan kalkmıyorsa ilaç kullanımını da terk ederler. Sonunda onlar da durumlarına boyun eğerler.

Oysa hayat devam etmektedir ve yaşanılan her gün değerlidir. Hastalığa rağmen ve hastalıkla birlikte kaliteli yaşamın yolu fizyoterapi rehabilitasyondur.

Rehabilitasyon ancak bir ekip yaklaşımı ile olur. Bu ekibin en önemli parçası hastadır.

Hastanın, hastalığına ve tedavisine bilinçli yaklaşımı etkin tedavinin ilk adımıdır.

Romatolog tarafından konan teşhisle beraber, uygun ilaç tedavisi ve doz ayarlamaları hastalık aktivitesinin kontrol altında tutulması için kaçınılmazdır ve yaşam boyu devam etmelidir. Kronik bir hastalık olması yönüyle bazı hastalara psikiyatrik yaklaşımlar gerekebilir. Hastanın ağrı, eklem sertliği ve aktivitelerdeki yetersizlikler bakımından fizyoterapiye
ihtiyacı vardır.

Fizyoterapistin vereceği egzersiz tedavisi ve öneriler hastanın rehabilitasyon programı içinde mutlaka yer almalıdır.

Hastanın, hastalığı ve tedavisi hakkında iyi eğitilmiş olması, tedavi sonuçlarını da o oranda olumlu etkileyecektir.

Hasta, öncelikle romatizmal hastalığının yaratacağı problemlerden haberdar olmalıdır. Genel olarak şu sorunlarla karşılaşılır:

* Ağrı artar.

* Eklemlerde şekil bozuklukları ve hareket kısıtlanmaları meydana gelir.

* Hareketleri yorulmadan tekrarlı yapabilme yeteneği ve kas kuvveti azalır.

* Günlük yaşamda evde, işyerinde, okulda gerçekleştirilen işlerde bağımsızlık zamanla azalır.

* Yaşam kalitesi düşer.

* Depresyon ve anksiyete gelişir.

Rehabilitasyon ekibi içerisinde fizyoterapist, vereceği egzersiz programı ile hastanın bu problemlerine yönelik olarak hekimin uyguladığı ilaç tedavisini destekler.

Hastasını fizyoterapi açısından değerlendirir. Bu değerlendirme sonucuna göre tedavi programını hastaya özel planlar.

İstirahat ve egzersiz

Fizyoterapist, hastasına ağrı ile başa çıkmasında uygulayacağı fizik tedavi yaklaşımlarıyla yardımcı olur, hastalığın getireceği kısıtlanmaları anlatır, istirahat ve egzersizin ne zaman gerekli olduğu konusunda eğitim verir, bu eğitime aileyi de dahil eder.

Egzersizin faydaları konusunda hastasını bilinçlendirir; doğru zamanda ve doğru şekilde yapılmasını öğretir.

Romatizmal hastalıklarda egzersizin yarattığı etkileri kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:

* Eklem hareketini korur ve arttırır.

* Kasları kuvvetlendirir.

* Kasın tekrarlı iş yapabilme kapasitesini arttırır.

* Ödem azalır.

* Eklemlerin yapısal düzgünlüğü korunur.

* Kemik yoğunluğu artar.

* Fonksiyon ve kendine güven artar.

* Günlük işleri başarmada bağımsızlık artar.

Rehabilitasyonun önemi

Faydalarını bu şekilde özetleyebileceğimiz egzersizler mutlaka fizyoterapist tarafından hastaya tam olarak öğretilmeli ve doğru yapıldığından emin olunmalıdır.

Romatizmal hastalığa sahip bireyleri topluma kazandırmada fizyoterapi ve rehabilitasyonun yeri ve öneminin gerektiği şekilde kavranmasıyla, hastalıkların yaratacağı kalıcı hareket kısıtlanmalarının ve buna eşlik eden diğer problemlerin en aza ineceği şüphesizdir.

Unutmayalım ki, yaşamımıza kalite kattığımız her gün daha iyi yaşanmış demektir.

Sağlıklar dileklerimizle.

Doç. Dr. Fizyoterapist
Edibe Yakut ,

Prof. Dr. Fizyoterapist.
Nuray Kırdı

H.Ü. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, Romatizmal Hastalıklar Ünitesi 

Cumhuriyet 07.08.2002 

Romatizma ne demektir, nasıl bir hastalıktır?
Romatizma kelime olarak eski Yunan kökenli olup eklemlerde kötü özellikli iltihaplı sıvı birikmesi için kullanılır. Romatizmal hastalıklar MÖ 8000 yılından beri bilinir ama aydınlığa kavuşması son 20-25 yılı buldu.
Romatizmal hastalıklar genel olarak kronik (süreklilik gösteren) hastalıklardır. Yani bir kişiye romatizmal hastalık tanısı konduğunda, kişi bu hastalıkla yaşamayı öğrenmesi gerekir. Ama bu ifade sizi korkutmasın, demek istenen sürekli ve düzenli olarak hekim takibinde olmak ve ilaç kullanmaktır. Şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi… 

Romatizmal hastalıklar kaç çeşittir?
Romatizmal hastalıklar deyince geniş bir hastalık grubunun akla gelmesi gerekir. İltihaplı eklem romatizmaları, omurga romatizmaları, gut, Behçet Hastalığı, Ailesel Akdeniz ateşi, kireçlenme (osteoartrit), damar romatizmaları (vaskülit), fibromiyalji sendromu (yumuşak doku romatizması) gibi birçok hastalık romatizmal hastalıklar sınıfına girer ve Romatoloji uzmanları tarafından takip edilir. Romatolojik hastalıklar ayrı bir uzmanlık alanıdır.
Bu yazıda daha çok iltihaplı eklem ve omurga romatizması hakkında bilgi vereceğiz… 

Her eklem ağrısı romatizma mıdır?
Elbette değil. Çoğu romatolojik hastalıkta ağrıya ek olarak eklemde şişlik, hareketlerinde kısıtlılık ve özellikle güne başlarken eklemlerinde sertlik hali söz konusu olur. Toplumumuzda çoğunlukla romatizma kelimesi ağrıyla eşdeğer şekilde kullanılır ama bu doğru değildir. Ağrının romatizmal hastalığın göstergesi olup olmadığı hekim tarafından ayırt edilmelidir. 

İltihaplı eklem romatizması dışında da başka romatizma çeşitleri var mı? İç organları da etkileyen romatizmalar var mı?
Evet. Çoğunlukla romatizmal hastalıklar eklemlerden başlar, hastalığın tipine göre eklemlerde şekil bozukluklarına ve kalıcı değişikliklere neden olurken, bir kısmı da iç organlarda da (akciğer, böbrek, karaciğer vb.) harabiyet yapabilir. Vaskülitler (damar romatizmalarında) dediğimiz grupta ise öncelikli hedef damarlardır. Eğer iç organları besleyen damarlar etkilenmişse solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği, sindirim sistemi yakınmalarına neden olabilir. 

Romatizmal hastalıklarda görülen yakınmaları özetler misiniz? Yani ne tür yakınmalar olduğunda kişi Romatoloji Uzmanına başvurmalıdır?
Eklem ve omurga romatizmalarında görülen şikayetleri şöyle sıralayabiliriz:
 Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı
 Sabahları eklemlerinde sertlik olması, daha sonra yavaş yavaş gevşemesi
 El parmaklarında soğukta beyazlaşma, sararıp solma
 Cilt altında bezeler
 Güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi
 Ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik
 Güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarında ağrı
 Özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı ve tutukluk hali
 Gözlerinde sık sık iltihaplanma (üveit) 

Romatizmanın nedeni nedir? Romatizmadan korunmak için ne yapılabilir?
Çoğu romatizmal hastalıkta genetik yapı önem taşır. Yani bazı genlerin varlığı romatizmaya yatkınlık yaratır. Çevresel koşullar, enfeksiyon etkenleri ve bilemediğimiz bazı durumlarda, genetik olarak romatizmaya yatkın kişilerde hastalık ortaya çıkabilir. Yani romatizmal hastalıkların nedeni hala tam bilinmiyor ve önlem alabilmek gibi bir durum da söz konusu değil. 

Soğuk hava ve nem romatizmal hastalığa neden olur mu?
Soğuk havalarda ve nem oranının yüksek olduğu hallerde eklem içinde bulunan az miktardaki kayganlaştırıcı sıvının akışkanlığı ve dağılımı değiştiği için ağrı ve sızı olması doğaldır. Bu durum sağlıklı bireylerde de görülür, kişisel duyarlılıklar önemlidir. Ancak romatizmaya neden olmaz ve tek başına romatizma düşündürmez. 

Sanıldığı gibi romatizma ileri yaşlarda mı görülür?
Gerçekten öyle sanılıyor. Yaş ilerleyip eklem ağrıları başlayınca herkes romatizma olduğunu düşünüyor veya gençlerde eklem ağrıları önemsenmiyor. Çoğu romatizmal hastalık genç yaşlarda başlıyor. Özellikle omurga romatizmaları genç erkekleri etkilerken, eklem romatizmaları doğurganlık çağındaki kadınlarda daha sık görülüyor. Genç erkeklerde görülen bel ve kalça ağrıları maalesef mekanik sebeplere ve bel fıtığına yorulup, romatizma düşünülmüyor. Bu da çok erken yaşlarda omurga hareketlerinin kısıtlanmasına kalmasına neden oluyor. Özellikle bel ağrısından yakınan genç yaş erkeklerin mutlaka omurga romatizması yönünden değerlendirilmesi gerekir.
İleri yaşlarda özellikle yük taşıyan eklemlerde (diz, kalça, ayak bileği) başlayan ağrıların ve şekil bozukluklarının çoğunlukla nedeni kireçlenmedir. 

Çocuklarda romatizma görülür mü?
Evet. Çocukluk yaş grubuna özgü romatizma tipleri var. Çok küçük yaşlarda bile başlayabilir. Eğer erken teşhis edilip tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara ve gelişme geriliğine neden olabilir. 

Ailede romatizmal hastalık olması diğer kişilerde risk yaratır mı?
Evet. Romatizmal hastalıkların nedenleri arasında genetik yapının çok önemli olduğunu söylemiştik. Bu durumda ailede romatizmal hastalık olması aynı veya farklı bir romatizmal hastalık için yatkınlık olduğunu düşündürür. Ama bu hiçbir zaman kesinlik taşımaz, daha önce de söylediğimiz gibi bilemediğimiz çevresel koşullara maruz kalınmazsa hiçbir şey de olmayabilir. Daha özetle; romatizmal hastalıktan kuşkulandığınız kişinin ailesinde de romatizma olması tanınızı kuvvetlendirir ama ailesinde romatizma olduğu bilinen sağlıklı bir kişide romatizma gelişeceğinin göstergesi değildir. 

Romatizmal hastalığı olan kişi bebek doğurabilir mi? Bebeğine romatizmal hastalık geçer mi?
Romatizmanın tipine göre, iç organlarda harabiyet olup olmamasına göre değişir. Hastalığının o dönemde aktivitesi azalmış ve kontrol altına alınmışsa, uzun süredir hastalık şiddetinde alevlenme olmamışsa ve bazı incelemelerden sonra gebeliğe izin verilebilir. Bu süreçte çok sıkı takip gerekir. Bazı romatizmal hastalıklar gebelik esnasında alevlenip artış gösterirken, bazıları tamamen sessizleşir. Hekim onayı alınmadan gebe kalınmaması gerekir. Tedavide kullandığımız bazı ilaçların uzun süren etkilerinin olması nedeni ile, ilaç kesildikten sonra da bir süre beklemek gerekir.
Bulaşıcılık gibi bir durum söz konusu olmadığı için geçmez. Ama anne kanından bebeğe geçebilen bazı maddeler nedeni ile bazı romatizmal hastalıklarda bebeğin ilk günlerinde olumsuzluklar olabilir ama bu geçicidir.
Örneğin lupuslu gebeden doğan bebek lupuslu doğmaz. Genetik yapıyı taşıyabilir ama ilerleyen yıllarda lupus hastası olup olmayacağı söylenemez. 

Romatizma tedavisi ne kadar sürer? Tamamen geçer mi?
Romatizma şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi belli bir süre değil, ömür boyudur. Hastalığın şiddetine göre zaman zaman az, zaman zaman çok ilaç kullanmak gerekebilir. Tamamen hastalığı ortadan kaldırmak mümkün olmaz ama kontrol altına alınabilir. Kontrol altındaki hastalık birden alevlenebilir, bu nedenle hiçbir yakınma olmasa dahi sürekli hekim takibi gerekir. 

Tedavide ne tür ilaçlar kullanılır, egzersizin yararı var mı?
Tedavide romatizmanın temel etkili ilaçları ve yardımcı ilaçlar kullanılır. Temel etkili ilaçlar bağışıklık sistemi üzerine etkilidir. Düzenli hekim takibi, kan testleri takibi gerektirir. Kortizon çok sık kullandığımız, kimi zaman hayat kurtarıcı bir ilaçtır. Bu önemli ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılıp, doktor kontrolünde bırakılması gerekir. Hem hap olarak hem de iğne şeklinde ilaçlar mevcut. Son yıllarda geliştirilen ilaçlarla romatizma tedavisinde çığır açılmıştır diyebiliriz.
Egzersiz mutlaka gerekir. Hareketleri sınırlanmış eklem ve omurganın esnekliğine kavuşması için, kas ağrılarında spazmın çözülmesi için büyük önem taşır. 

Kaplıca tedavisi romatizmaya iyi gelir mi?
Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak uygulamalar iyi gelmez. Hatta aktif hastalık esnasında yakınmaları daha da artırabilir. Kireçlenmede faydası vardır. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce hekim onayı alınması gerekir. 

Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda ön planda ağrı ve hareket kısıtlılığına bazen de şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizma adı verilmektedir. Romatizma tek bir hastalık değildir. 200’e yakın hastalık bu sınıfa girer. Eklem romatizmaları (osteoartrit, romatoid artrit), yumuşak doku romatizmaları (fibromiyalji, boyun ağrısı, bel ağrısı) ve kemik erimesi (osteoporoz) bunlar arasında en sık görülenleridir. 

Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Bununla birlikte erkeklerde daha sık görülen (gut, ankilozan spondilit) ya da ön planda gençlerde görülen (örnek: sistemik lupus eritematozus) hastalıklar da vardır. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilir. Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Çoğunlukla bulaşıcı-mikrobik değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) bazılarında önem taşır. Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık ya da damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için de yararlıdır. Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar kas-iskelet sistemi dışında derimizi (kızarıklık, döküntü), iç organlarımızı (akciğer, böbrek, beyin vb.) etkileyebilir. 

Bütün sağlık sorunlarında olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da en uygun tedavinin yapılabilmesi için ilk aşamada hastalığa doğru teşhisin konulması gereklidir. Romatizmal hastalıklara özellikle erken dönemde teşhis konulması güç olabilir ve hastanın bir süre konunun uzmanı tarafından tetkik edilmesi ve izlenmesi gerekebilir. Romatizmal hastalıkların belirtileri zaman içinde değişiklik gösterebilir.  Romatizmal hastalığı olan her hasta için kişisel bir tedavi planı yapılması gerekir. Başka bir hasta için yararlı olan ilaçlar ya da tedavi girişimleri sizin için uygun olmayabilir. Doktorunuz tarafından önerilmeyen tedavileri uygulamanız sizin için yararsız ve tehlikeli olabilir, uygun tedavinin yapılması gecikebilir. Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık çok uzun süre devam edebilir. Bu hastalıklara müzmin (kronik) hastalıklar denir. Bu durumda tedavininin de uzun süreceğini ve verilen ilaçların hekim kontrolünde sürekli alınması gerektiğini unutmayınız. Yapılan tedaviler hastalığı tamamen yok etmese dahi günlük yaşamınızın ağrısız ve rahat olmasını sağlamayı amaçlamaktadır 

Romatizmalı hastaların hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar konusunda bilgi edinmeleri yaşamlarını olumlu yönde etkiler. Kullanılacak ilaçların olası bilinmesi yararlıdır. 

Artrit: Eklemde İltihap 

Eklem, kemiklerimizin birleştiği bölgelere verilen isimdir. Bazı eklemlerimiz çok hareketlidir (örnek dirsek diz, parmak, ayak bileği eklemleri) bazı eklemlerimiz ise sadece kemiklerin birleşmesini sağlar (kafatasımızdaki eklemler). Omurgamızda da boyun ve belimizi hareket ettirmemizi sağlayan eklemler vardır. Eklemlerde bulunan kıkırdak dokusu kemiklerin birbirine sürtünmesini engeller. Doktorunuz teşhisinizin artrit olduğunu belirtirse, eklem ya da eklemlerinizde iltihap olduğu kanısına varmıştır. Artrit ön planda hareketli eklemlerin hastalığıdır. Artritin en önemli belirtileri eklemde ağrı, şişlik, kızarıklık, sıcaklık ve eklemin normal hareketlerini yapamamasıdır. Ağrı, eklemin hareket etmesiyle, istirahatte ve bazen de gece meydana gelebilir. Hasta eklem bölgesinde özellikle sabahları ve istirahat sonrası tutukluk-eklemin hareketlerinde güçlük-daha belirgindir. Bu hastalıklarda sadece eklemler değil eklemin çevresindeki kaslar, yumuşak dokular ve bağlar da etkilenebilir. 

Uzun süren artritler eklemlerde şekil bozukluğuna ve eklemin hiç hareket edememesine yol açabilirler. Halsizlik ve yorgunluk artritli hastalarda diğer belirtilere sıklıkla eşlik eder. Eklemlerin yapısının, özellikle kıkırdağın bozulması (dejenerasyon) ile seyreden ve halk arasında kireçlenme olarak da adlandırılan osteoartrit (artroz) en sık görülen eklem hastalığıdır. En çok diz ve kalça eklemlerini etkiler, çok sayıda eklemi tutması nadirdir. Genellikle elli yaşından sonra görülür. Bu hastalıkta ağrı genellikle hareket sonrasında ortaya çıkar, sabah yoktur. Eklemlerde bulunan zarın (sinovya) ve daha sonra eklemin iltihaplanmasının ön planda görüldüğü romatoid artrit yıllar içinde eklemlerin tahrip olmasına yol açabilen, sık görülen, müzmin bir hastalıktır. Çok sayıda eklemde iltihap görülür. Tüm vücudu etkileyen (sistemik) ve iç organları da tutabilen bir hastalıktır. Erken teşhis edilmesi ve uzun süre ilaçlarla tedavi edimesi gerekmektedir. Omurga ve leğen kemiği eklemlerini tutan müzmin romatizma hastalığı ise ankilozan spondilit adını alır. Genç erkeklerde daha sık görülür. Tedavi edilmemesi omurga hareketlerinde kısıtlanmaya yol açabilir.

Bu yazı Romatizma kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.