Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hakkında merak ettikleriniz
Hoşgeldiniz.
Lomber Disk Hernisi (Bel Fıtığı)
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Hastalıklar
->
Lomber bölge disk problemleri (diskopatiler) bel ağrısı nedenleri arasında ilk sırayı almaktadır.Bel ağrısı hekime başvuru nedenleri arasında ikinci sırayı almaktadır;çünkü pek çok toplumda kişilerin %80′inin yaşamları boyunca en az bir kez bel ağrısı yakınmaları olduğu ifade edilmektedir.Bu aynı zamanda yaşam kalitesinin bozulduğu,beraberinde psikolojik sorunların ortaya çıktığı,iş gücü kaybına neden olan,teşhis ve tedavisinin maliyet yükü getirdiği bir durumdur.Bu grup hastalar genellikle orta yaş grubudur.Erkeklerde görülme sıklığı biraz daha yüksektir.
İnsan omurgası 24 hareket segmentinden oluşmuştur.5 servikal,11 torakal, 4 lomber, 1 servikotorasik, 1 torakolomber ve bir lumbosakral olmak üzere 23 disk mevcuttur.Her disk üstündeki omurun adını alır.
İntervertebral diskler notokord kalıntısı olup,omurlar arasında yastık görevi görür.Mukoproteinden oluşan nukleus pulpozus, jelatinimsi bir yapıdır ve sıkı, konsantrik kollajen fibrillerle çevrilidir.(annulus fibrosus).Diskin kan damarları erken dönemde oblitere olduğundan,beslenmesi lenfatikler ve ekstrasellüler sıvıdan ozmoz yoluyla olur.Gençlerde diskin su içeriği %88 iken, yaşlılarda %70 den azdır.
Lomber disk hernisi (bel fıtığı) dediğimiz durum;lomber bölge intervertebral disklerinin bir veya birkaçının annulus fibrozusunun yırtılarak nukleus pulpozusun çeşitli derecelerde dışarı taşması, ve bunun sonucu olarak bu aralıklarda omurilik veya bundan çıkan sinirlerin basıya uğramasıdır.
Omurlar, fonksiyon olarak mekanik ünitelerden oluşmuştur.İki komşu omur ve intervertebral disk ön segmenti;nöral ark da arka segmenti oluşturur.Ön segment primer olarak ağırlığa dayanıklı ve şok absorbe edici; arka segment ise nöral yapıları koruyucu, fleksiyon ve ekstansiyon hareketini yönlendirici olarak görev yapar.İntervertebral diskin görevi, intradiskal basınç nedeniyle omurları birbirinden uzak tutmak ve bir çeşit süspansiyon görevi görerek, buraya gelecek yükleri eşit dağıtmaktır.Vertebral kolon ligamanlarla desteklenmiştir.Omurilik L1-L2 hizasında sonlanmaktadır.Spinal sinirler kanalın lateralinde yerleşmişlerdir.
Lomber bölge diskopatilerinden kaynaklanan belirtiler, ılımlı bir bel ağrısından, omurilik bası belirtilerine kadar degişen bir semtomatoloji gösterirler.Hastaların yakınmaları:
Ağrı: En önemli yakınmadır. Özellikleri:
-Ani başlangıçlı olması,
-Degişken bir seyir göstermesi,
-Belirtilerin pozisyonla bağlantılı olması,
-Öksürme, aksırma,ıkınma gibi beyin omurilik sıvısında basınç degişikliklerinde artmasıdır.
Ağrının nedenleri: Ağır kaldırma,rotasyonel gövde hareketi ,travma, sportif aktivite, öne egilme, kötü oturma pozisyonu olabilir.
Ağrının tipi ve yayılımı disk probleminin durumuna göre değişir.Belde lokal olarak başlayan ağrı, bir süre sonra kalçaya,uyluğa ve ayağa yayılım gösterebilir.Bazı hastalarda ise belde hiç ağrı olmadan, direkt siyatalji tarzında bir ağrı ile başlayabilir.Ağrının en çok rahatladığı pozisyon, sırtüstü ya da yan yatarken kalça ve dizlerin karına çekildiği durumdur.
Kas güçsüzlüğü: Özellikle ayak bileği ve parmaklarda bildirilen güçsüzlükler, bel fıtığına bağlı sinir basılarını düşündürmelidir.
Mesane, barsak ve seksüel potens bozuklukları: İdrar- gaita kaçırma kauda sendromu açısından dikkate alınmalıdır.
Fizik muayenede izlenecek yol: inspeksiyon,palpasyon, fonksiyonların muayenesi, nörolojik muayene, ve bazı özel testlerin uygulanması şeklindedir.
Lomber disk hernisinde fizik muayene bulguları: Belde skolyoz, lomber lordozda kaybolma,paravertebral spazm, fleksiyon-ekstansiyon-rotasyon hareketlerinde ağrı-kısıtlılık, siyatik sinir vallex noktalarında hassasiyet,düz bacak germe testi +’liği; nörolojik muayenede kuvvet kaybı, duyu bozukluğu, refleks kaybı, atrofi sayılabilir.
Disk hernilerinin dereceleri çeşitli olup, Macnab’ın sınıflaması, MR bulguları ile de korele olduğundan en uygunudur.Bu sınıflamaya göre disk herniasyonları dört derecede sınıflandırılır:
-Bulging (Bombeleşme): Disk materyali, vertebra arka kenarından biraz taşmış olup, annulus ve sharpey lifleri sağlamdır.
-Prolapsus (Protrüzyon): Disk materyali posteriora doğru herniye olmuştur, annulusta tam olmayan bir defekt mevcuttur.
-Ekstrüzyon: Posterior herniasyonla beraber annulustaki defekt tamdır.
-Sekestrasyon:Ekstrüzyona ilave, herniye disk materyalinin bir kısmı kopmuştur.
Lomber disk hernisinin görüldüğü düzeyler sıklık sırasına göre: L5-S1, L4-L5, L3-L4, L2-L3 intervertebral diskleridir.Bu nedenle disk hernisine bağlı en sık görülen radikülopatiler:S1, L5, L4, L3 radikülopatilerdir.
Oluşum yerlerine göre bel fıtığı bulguları:
L3-L4. Disk hernisi: L4 köküne bası vardır.
-Alt bacak iç kısmında duysal kayıp veya azalma,
-patella refleksinde kaybolma veya şiddetinde azalma,
-Diz ekstansiyon gücünde azalma,
-Uylukta atrofi,
-Düz bacak kaldırma testinde hassasiyet,
-Femoral sinir germe testi pozitifliği,
L4-L5 Disk hernisi: L5 köküne bası vardır.
-Alt bacak dış yüzünde ve başparmak üzerinde duyu azalması,
-Ayağın baş parmak ekstansör gücünde azalma veya kayıp,
-Düşük ayak,
-Topuklar üzerinde yürüyememe,
-Baldır ön kaslarında atrofi,
-Refleks değişikliği olmaz,
-Düz bacak kaldırma testi pozitifliği mevcuttur.
L5-S1 Disk hernisi:
-Ayak dış kenarı ve tabanda duyu kaybı,
-Aşil refleksinde kayıp veya şiddetinde azalma,
-Parmak uçlarında yürüyememe,
-Baldır arka kaslarında atrofi,
-Düz bacak kaldırma testi pozitifliği.
Kauda Equina sendromu:
Genellikle L3-L4 veya L4-L5 akut medial masif herniasyonu sonucu gelişir.
Belirtileri:Süvari yaması tarzında anestezi, iki taraflı aşil refleksi kaybı, baldır kaslarında güçsüzlük, idrar ve gaita tutamamadır.Bu belirtiler acil cerrahi girişim gerektirir.
Bel fıtığı tanısında: Direkt grafi, myelografi, Tomografi, MRI, EMG yöntemleri kullanılabilir
Tedavi:
Konservatif tedavi:İstirahat, medikal ve fizik tedavi, bazı olgularda korse kullanımı, aşırı fiziksel aktivitelerden korunma, ve egzersiz uygulamalarını kapsar.
İstirahat edilen yatağın, sert zemin üzerine serili yumuşak materyal olması önerilir.2 günden 2 haftaya kadar olan istirahat süreleri önerilmektedir.En uygun pozisyon, yan yatma ve kalça ve dizlerin karına çekildiği pozisyondur.Subakut dönemde bel korseleri kısa süreli olarak kullanılabilir.Hastanın ağrısı kaybolduğunda günlük aktivitelere dereceli olarak dönmesine izin verilir.
Medikal tedavide: analjezikler, NSAI ilaçlar, myorelaksanlar, tranklizanlar verilebilir. Fizik tedavi uygulaması: yüzeyel ve derin ısı, elektroterapy, traksiyon, mobilizasyon-manüpilasyon, egzersiz,masaj uygulamaları olarak yapılabilir.
Hastaya bel egzersizleri, postür ve günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili detaylı bilgi verilmelidir.
Lomber disk hernilerinde cerrahi tedavi endikasyonları:
1-Konservatif tedavide başarısızlık:Akut disk hernili hastaların %85′i cerrahi tedavi olmaksızın iyileşebilir.
2-Cauda equina sendromu,
3-İlerleyici motor defisit,
4-Sosyal endikasyon.
Kaynaklar:
1-Bel Ağrıları (Low Back Pain). Editör:Prof.Dr. Turgut Göksoy. Syf:127-136
2-Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon.Cilt:2.Syf:1838-1856. Güneş kitabevi-2000.
Fibromyalji
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Hastalıklar
->
Fibromyalji; nedeni kesin olarak belli olmayan, yaygın ağrılar ile seyreden, belirli anatomik bölgelerde hassas noktalar ile karekterize, yorgunluk, uyku bozuklukları, psikolojik sıkıntı ile birlikte görülebilen eklem dışı romatizmal bir hastalıktır.
Belirtilerde yaygın ağrılara baş ağrısı, paresteziler, ellerde subjektif şişlik hissi irritabl barsak ve mesane sendromu, dismenore, Raynauld fenomeni eşlik edebilir.
Başlangıç yaşı 30 ? 50 arasındadır ve % 75 oranında kadınlarda görülmektedir. Ayrıca çocularda ve yaşlılarda da bu sendrom tanımlanmıştır.
Etyolojide; psikolojik bozukluklar, uyku bozuklukları, kas oksijenasyon bozuklukları, nörohormonal disfonksiyon, fiziksel travma, genetik faktörler, otonomik disfonksiyon, immünolojik bozukluklar sayılabilir.
BELİRTİLER :
01. AĞRI ; Hastaların % 90 ında bel, boyun ve omuzlarda lokalizedir. Yanıcı, batıcı tarzdadır. Kronik, yaygın ve genellikle simetriktir. Tek taraflı da görülebilir. Ağrı, stres, yorgunluk, nem, soğuk, fiziksel çevre ve işyeri şartları ve travma ile artar.
02. TUTUKLUK HİSSİ ; Sabahları daha belirgindir. Birkaç saatte geçebildiği gibi gün boyu da sürebilir.
03. YORGUNLUK ; FM li hastalarda en sık rastlanılan semptomlar arasındadır. Hastaların günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilecek düzeyde olabilir.
04. PARESTEZİ ; Hastalar daha çok üst ekstremitelerde uyuşma, karıncalanma hissinden bahsederler.
05. SUBJEKTİF YUMUŞAK DOKU ŞİŞLİĞİ ; Genellikle ekstremitelerdedir. Eklemde veya eklem dışında tanımlanabilir. Fizik muayenede objektif eklem şişliği bulunamaz.
Tüm bu yakınmalar, yorgunluk, sıkıntı, soğuk, aşırı çalışma ve hareketsizlik ile artarken, sıcak uygulaması, masaj, hafif aktivite ve tatil ile azalır.
BİRLİKTE GÖRÜLEBİLEN DİĞER SEMPTOMLAR :
Raynauld fenomeni, irritabl kolon sendromu, gerilim baş ağrısı, primer dismenore, kadın uretral sendromu, ağız kuruluğu, anksiyete, mitral valv prolapsusu, TME disfonksiyonu, seksüel disfonksiyon, hipotroidi, tekrarlayan tendinit ve bursitler.
Fibromyaljide tipik fizik muayene bulgusu digital palpasyonla saptanan multipl hassas noktalardır. Rutin laboratuar testleri ve radyografik incelemeler normal olarak saptanır.
ACR ? 1990 FİBROMYALJİ TANI KRİTERLERİ :
01. En az üç aydır süregelen yaygın ağrı öyküsü olmalıdır.
02. Digital palpasyonda 18 bilinen noktanın 11 inde ağrı olmalıdır.
03. İkinci bir bozukluğun varlığı, FM tanısını geçersiz kılmaz.
TEDAVİ :
FM nin tedavisi oldukça zordur. Hastayı şu öncelikleri içeren tedavi yaklaşımları birlikte kullanılmalıdır:
- Periferik ve santral analjezi sağlanmalı
- Uyku bozuklukları düzeltilmeli
- Psikolojik bozukluklar azaltılmalı
- Kas ve yüzeyel dokularda kan akımı arttırılmalıdır.
Bu amaçlara yönelik medikal tedavi ( İlaç tedavisi ) uygulanabilir. ( Analjezikler, trisiklik antidepressanlar, serotonin geri alım inhibitörleri v.b. )
Bazı hastalar psikiyatrik danışmaya ihtiyaç gösterebilirler. Ayrıca hasta fazla çalışma, obezite, kötü postür, fiziksel şartların kötü olması gibi ağrıyı arttırıcı faktörlerden uzaklaşmalıdır.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulaması : Yüzeyel ve derin ısı uygulaması, elektroterapi, lazer uygulamaları, manuel terapi, hassas nokta içine lokal analjezik + steroid kombinasyonu enjeksiyonları yapılabilir.
FM tedavisinde egzersizin büyük yeri vardır. Egzersiz tedavisine başlangıçta, düşük sayı ve şiddette başlayıp, zaman içerisinde egzersizin dozunu arttırmak gerekir. Gene de egzersiz programının tip ve yoğunluğu her hastanın kapasitesine göre ayrı ayrı belirlenmelidir. Aerobik egzersizler, germe ve gevşeme egzersizleri FM de ağrı kontrolüne yardımcı olduğu bildirilmektedir.
Kaynaklar:
1-Romatolojik Hastalıklar.Syf:39-40. (2003-İ.Ü.C.T.F. Yayınları)
2-Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon.Cilt:2. Syf:1654-1661.(Güneş Kitabevi-2000)
Zona Hastalığı
Yazar berkmr | 04.07.2007 | Kategori Hastalıklar
Zoster kelimesi yıllar boyu vücudu saran döküntüleri tarif etmek için kullanılmıştır. Hastalığı tarif etmek için birçok, renkli terim kullanılmıştır; Norveçliler ‘cehennemden güller kemeri’, Danimarkalılar ‘cehennem ateşi’ olarak isimlendirmişlerdir. Çok ağrılı bir hastalık olduğu için bu isimler son derece uygundur.Başlıca Nedenleri
Zona ile suçiçeğinde, etkenin aynı virüs (varicella zoster) olmasına karşın, iki hastalık birbirinden farklıdır. Zona genellikle orta yaşın üstündeki insanlarda görülür. Suçiçeği geçirildikten sonra konak sinir hücrelerinde bekleyen virüsün yeniden aktive olması ile ortaya çıkmaktadır.
Belirtileri Nelerdir?
En çok hissedilen belirti ağrıdır. Ağrı genelde kuşak şeklinde belirli bir hat üzerinde kendini gösterir. İlk belirti genellikle deride bir ya da daha fazla dermatoma uyan bölgede çok şiddetli ağrı veya uyuşma hissinin duyulmasıdır. Bu ağrı yedi gün devam eder. Ağrı geçtikten sonra daha yoğun bir biçimde geri dönebilir; arka planda sürekli bir rahatsızlık vardır ve buna bıçak saplanması tarzında daha kısa süreli ama daha şiddetli ağrılar eşlik edebilir.
ZONA HASTALIĞI = HERPES ZOSTER = GECE YANIĞI
Tıp dilinde ‘’herpes zoster’’ olarak isimlendirilmiş olan bu cilt hastalığı halk arasında ‘’zona’’, ‘’kuşak hastalığı’’ veya ‘’ gece yanığı ‘’ olarak bilinmektedir. Bu hastalıkla ilgili olarak hastaların en çok sorduğu sorularla birlikte hastalığı tanımanıza yardımcı olacak temel bilgileri içeren bir yazı hazırladık. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli konu doktorunuza danışmadan kendi hastalığınız ait teşhis ve tedavi yaklaşımlarından kesinlikle sakınmanız gerektiğidir. HASTALIĞIN NEDENİ NEDİR ?
Su çiçeği geçiren herkes zona hastalığına yakalanabilir. Çünkü bu iki hastalığa sebep olan virüs aynıdır. Bu virüs insan vücuduna ilk girişinde su çiçeği hastalığına sebep olur. Su çiçeği geçiren kişilerdeki virüs sinir hücrelerinin köklerinde yerleşir. Uzun yıllar hiçbir belirti ve rahatsızlık yapmadan sinir köklerinde kalabilir. Uygun ortam bulduğunda virüs aktive olarak zona hastalığını yapar.
VİRÜSÜN AKTİVE OLMASINA SEBEP OLAN NEDİR?
Temel olarak virüsün aktive olmasında etkili olan sebep vücutta ‘’hastalıklara karşı koyma gücünde’’ (dirençte) meydana gelen azalmalardır. Direncin azalması ile virüs bulunduğu yerde üremeye, sinir kökünden sinirlerin dallarına doğru yayılmaya başlar ve deriye kadar ulaşarak belirtileri oluşturur. Direnç düşmesinde stres, aşırı yorgunluk, yaşlılık, vücuttaki yaralanmalar en sık görülen sebeplerdir. Hastalığın beklenenden şiddetli ve yaygın olduğu durumlarda direnç düşmesinin habis (malign) hastalıklar, AİDS hastalığı, kanser ilaçları ( kanser kemoterapisi ) ve ışın tedavisi (radyoterapi) ile de ilgili olabileceği hatırlanmalıdır. ZONA HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Belirtiler vücutta orta hattın sağ veya sol tarafında kuşak gibi vücudun tek tarafını saran veya bir hattı izleyen bir alanda gelişen ağrı, iğnelenme, hassasiyet gelişimi ile başlar. Beraberinde hafif ateş ve başağrısı da görülebilir. Genelde 1-3 gün içinde aynı alanda kızarıklık, kabarcık gelişimi meydana gelir. Bölgedeki kabarcıklar birbirine bitişik içi su dolu hale gelirler (vezikül). Zamanla içi irin dolu hale gelebilirler. Kabarcıkların üzeri açıldığında kurur ve üzeri kabukla kaplanır. İlk oluşumlarından itibaren bu kabarcıkların geçiş süresi 2-3 hafta arasındadır. Ancak ağrı daha uzun süre içinde iyileşmektedir. Bazı hastalarda sadece derideki belirtiler veya sadece ağrı gelişimi ile zona geliştiği görülmüştür.
NE KADAR DEVAM EDER?
Hastalığın deride oluşturduğu kabarcıklar 2-3 hafta içinde iyileşmektedir. Ancak ağrının geçme süresi daha uzun zaman içinde olmakta, bazen kalıcı olabilmektedir. VÜCUTTA HANGİ DOKU VE ORGANLARA YAYILIR?
Zona hastalığı deri üzerinde görüntüleri ile tanı konan bir hastalıktır. Saçlı deriden ayak ucuna kadar her yerde belirtileri olabilen hastalık en çok göğüs, kalça ve yüzde görülmektedir. Ancak hastalığa dahil olan sinir köklerine göre deri dışında da belirtiler olur. Yüzde meydana gelen zonada ağız içinde kabarcıklar olabileceği akılda tutulmalıdır. Yüzdeki hastalık gözde de virüs yerleşmesine sebep olabileceği için doktorunuz sizi göz doktoru muayenesi için yönlendirecektir.
ZONA HASTALIĞINDA GELİŞEBİLECEK İSTENMEYEN DURUMLAR (KOMPLİKASYONLAR) VAR MIDIR?
Zona hastalığında tutulan bölgede oluşan ağrının süreklilik kazanması sık olarak görülebilen bir koplikasyondur. Ağrının aylarca, bazen yıllarca sürebildiği görülmüştür. Bunun tedavisi hastalığın tedavisinden farklı olduğu için doktorunuza başvurmanız gereklidir.
Hastalık döneminde su dolu kabarcıkların iltihaplanması da sık görülen bir komplikasyondur. Hastalık alanında oluşan kızarıklık artması, iyileşme hızında azalma ve ağrının artması kabarcıkların mikrop kaptığının (enfeksiyonun) delili olabilir. Bu durumda tedavinize eklenecek ilaçlarla enfeksiyon tedavi edilecektir.
Nadir görülen diğer bir durum da hastalığın tüm vücuda yayılmasıdır. Bu durumda su çiçeğine benzer bir görünüm oluşabilecektir. Yaygın zona hastalığında hastaların direncini düşüren başka hastalıkların varlığından şüphelenilmelidir. ZONA HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Doktorunuz vücudunuzdaki görünüm ve şikayetlerinizdeki özelliklerle tanı koymakta zorlanmayacaktır. Ancak kabarcıkların içindeki sıvıda var olan bazı hücrelerin mikroskop ile görülmesi tanıyı destekleyecektir. Bazı özel durumlarda virüsün varlığının tesbiti için pahalı yöntemlerin uygulanması gerekebilmektedir. Bu durumda doktorunuz size açıklama yapacaktır.
ZONA HASTALARINDA MEVCUT BAŞKA HASTALIKLAR VARSA NE YAPILMALIDIR?
Önceden teşhis edilmiş başka bir hastalığınız varsa mutlaka doktorunuza söyleyiniz. Direncinizi etkileyecek kan kanseri (lösemi), AİDS, lenf bezi kanseri (lenfoma) hastalıklarından biri veya herhangi bir ilaç kullanımınız varsa tedavi değişebilmekle beraber doktorunuz genel durumunuzu saptamak için bazı tahliller isteyecektir. ——————————————————————————–
Zonalı bir hastanın ense kökünden başlayan kızarıklık ve su dolu kabarcıklar omuz ve göğsün ön tarafına sağ tarafı izleyerek yayılmıştır. Döküntülerin orta hattı geçmediğine dikkat ediniz. Yukarıdaki hastanın döküntüleri kola da yayılmıştır.
——————————————————————————– HASTALIK BULAŞICI MIDIR?
Zona geçiren bir hastanın kabarcıkların içindeki sıvı ile temas eden kişiler eğer su çiçeği geçirmemişler ise su çiçeği hastalığına yakalanırlar. Su çiçeği ve ya zona geçirmiş kişiler başka hastalardan bulaş yolu ile virüs alınmasına karşı dirençlidirler.
HASTALIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?
Zona hastalığı bir kaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Verilen tedavinin amacı hastanın bu süreyi rahat geçirmesi ve başka istenmeyen hastalıkların gelişmemesidir. Ağrı kesiciler, sulu pansumanlar hastayı rahatlatmak için kullanılmaktadır. Sulu pansumanlar kabarcıkların hızla kurumasına yardımcı olur. Bazı hastalarda ağızdan alınan ‘’asiklovir’’ veya ’’valasiklovir’’ içeren kapsüllerin kullanılması doktor tarafından önerilebilir. Bu ilaçların kullanımında tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı o kadar iyi olur. Yaygın hastalığı olanlarda, göz tutulumu olanlarda ve ağrısı fazla olanlarda kortizol içeren ilaçlar kullanılabilir.
Zona sonrası ağrısı gelişen hastalarda antidepresan ilaçlar ve ağrı kesiciler kullnılabilinir.
ZONA HASTALIĞINA TEKRAR YAKALANIR MIYIM?
Çok nadir durumlarda daha öncceden zona hastalığı geçirmiş hastalar direnci çok düşürecek bir durum karşısında tekrar bu hastalığa yakalanabilirler. Özellikle AİDS hastalığı, kanser tedavisi görenler ve bazı kanser hastalarında bu durum görülebilmektedir. HASTALIK SIRASINDA BANYO YAPABİLİR MİYİM?
Hastalık döneminde banyo yapmanın bir sakıncası yoktur. Ancak sıcak banyolar ağrıyı artırabilir, banyo sonrası kabarcıkların mikrop kapma riski artabilir. Bu nedenle banyo sonrası antiseptik solüsyonlarla pansuman yapılması önerilir.
Kategoriler
- Bel Sağlığı (5)
- Bel Sağlığı için Yatak Seçimi ve Uygun Yatış Po (1)
- Boyun Ağrısı (2)
- Boyun Fıtığı (1)
- El Rehabilitasyonu (1)
- El uyuşması (1)
- Fizik Tedavi Nedir? (1)
- Hastalıklar (7)
- Liposuction (1)
- Ofis Egsersizleri (1)
- Osteoartritte Yürüme Bozuklukları (1)
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) (1)
- Osteoporozda Egzersiz (1)
- Pediatrik Rehabilitasyon (1)
- Romatizma (1)
- Sırt ve Bel Ağrıları (1)
- Sportif Rehabilitasyon (1)
- Stresin Kas Ağrısı Üzerine Etkisi (1)
- Su İçinde Terleme Tedavisi (1)
- Yaralanmalar (15)
- Yumuşak Doku Romatizması (1)
Arşivler
Takvim
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Oca | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | |||||


